Why So Palmiye?

    Merhaba ben Kardelen. Buralar hep benim. Herkesin olduğu gibi kendim hakkında anlatacağım bir sürü önemli ama bir o kadar da önemsiz şey var. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Kimya okuyan ancak pazarlama, reklam ve bir şeyler yazmanın renkli dünyasına kendini daha ait hisseden bir öğrenciyim. Kendi kendime konuştuğum ve yazdığım, bir sürü sürç-i lisan edeceğim, hayal ettiğim şeyi gerçekleştirmek üzere girdiğim bu diyarda neden palmiyelere taktığımdan bahsedeyim kendimden çok, gerisinin önemi yok.
   Palmiye aşkının bana özgü olmadığını varsayarak anlatacağım bakın size de aydınlanma gelecek. Palmiye ağacı aslında hiç dalı olmayan, gövdesi kuru yapraklarla çevrili, bazı türleri değerli meyve ve yağlar veren, tırmanıcı bir bitki türüymüş. Aslında kategori olarak ağaç bile olmayan ve buna içerleyerek inatla en ihtişamlı ve estetik olabilen bu güçlü bitkiye saygımız sonsuz. Şimdi kendinizi denize kıyısı olan ve sıralı palmiyeleri olan bir yerde hayal edin. Aklına sıkıcı huzursuz bir yer gelen varsa bir adım öne çıkıp kendini serin sulara atabilir. Nasıl bir şey canlandı böyle turuncu gün batımlı, denizli dalgalı, hafif sıcak rüzgarlı, young, wild and free hissettiren, tatili ve güneş yağı kokusunu hatırlatan, GTA’dan fırlamış gibi harika bir ambiyans. Palmiyeyi al terkedilmiş şehrin resmine de koy, dersin ki bu tropikal bölgede tatil yapmak isterim yiğidim.
                       
  Ki ben İzmir’de doğup büyümüş, başımda en kavak yelleri esen zamanda Alsancak’ ta okumuş ve aşık olmuş, palmiye görmeden günü geçmemiş biri olarak palmiyeleri hep huzur ve mutlulukla, güzel olan şeylerle çapalamışım hafızamda. İlk geldiğimde aşık olduğum, hayallerimi süsleyen ama son zamanlarda köşe bucak kaçmak istediğim İstanbul’da dahi sevdiğim tek yer palmiyeli Moda sahili. Çünkü biliyorum ki palmiye gördüğüm bir yerde deniz göreceğim, huzur göreceğim, aşk göreceğim, sıcak meltem esecek yüzüme, tuzlu yosun kokusu duyacağım, baharda hanımeli kokusu alacağım, gün batımını yalnız izlemeyeceğim, kalabalıktan ve kaostan uzakta olacağım. Aslında düşününce bir objeyi güzel veya size özel yapan belki size yaşattıkları ya da anımsattıkları evet ama palmiye başka. İçten içe herkesin sevdiği ve huzur bulduğu, görünce farkında olmadan mutlu olduğu palmiye aşkımı itiraf etmekten çekinmiyorum 🙂
  Yani özetle sanki nadir bulunan ama aslında o kadar da nadir olmayan, ait olduğum yermiş gibi hissettiren, benden ve çevremden güzel olan her parça için palmiye demek istiyorum buralarda. Dediğim gibi kendi kendime konuştuğum ve yazdığım bu diyarda, güzel bir şarkıdır, gönlümden kopan yazılardır, isyanlar itiraflardır; hepsi birer palmiş olsun. Palmişiniz bol olsun.
       
          Palmiye’ye olan ortak aşkımızla buradan Ceren Şahin’e de, beni zamanında hep bir şeyler yazmaya iten ailem ve Tildem Kırtak’a da öpücük. 
Reklamlar