Hayal Kurma Üzülürsün

Hepiniz bilirsiniz ki kalp kırıklıklarıyla ilgili söylenen buruk bir söz vardır: ”İnsanın canını en çok en sevdikleri yakar.” diye. Şimdi ben buna benzer ama duygular değil olaylarla bağlantılı olan bir durum hakkında arınacağım. Bazı duygular sizi yükseltip en tepeden aşağıya atarlar. En çok yarayı en yükseldiğiniz duygu veya durumdan alırsınız. Yani yıllarca emek verdiğiniz, hayalini kurduğunuz şeyler zamanla içinizde ilmek ilmek umut örer. Umut insanı yaşatan, hayatta tutan, amaç veren tek şeydir. İyilik, güzellik, sevgi, merhamet ve inanç umuttan beslenir. İnanmak, hayal kurmak ve umut etmek sizi güçlü yapar. Hatta bazen hayal ettiğiniz ve umutlandığınız durumun gerçekleşme anı onun için umutlandığınız süreç kadar güzel de olmayabilir. Varacağınız yer için heyecan duyarsınız elbette ama oraya giden yolda olmak hep daha güzeldir. Ama en kötüsü dönüş yolunda olmaktır. En kötüsü ilmek ilmek ördüğünü sökmektir. En kötüsü umut ederek düşe kalka hoplaya zıplaya çıktığın merdivenden düşmektir. Ve daha da kötüsü yükseklerden düşmektir. Bir şey için ne kadar körü körüne umutlanırsanız, o merdivenden çıkarken belinizi sağlama almazsanız, ara basamaklarda dinlenip yumuşak minderler koymazsanız, onun düşüşü kadar sizi üzen bir şey olamaz.

b6e86dba91eb4f3c535a8764d09bf5d3

Çok hayal eden daha çok hayal kırıklığı yaşar. Hayal kurmaz ve risk almazsan üzülme ve kalp kırıklığı yaşama ihtimalin de azalır. Gerçekten de bazen çevremize baktığımızda daha fazla hayal kuran, daha fazla risk alan ve hayatının gidişatını daha fazla değiştiren insanlar ile ilgili daha başarısız veya ayran gönüllü izlenimi vardır kafamızda. Bize fazla risk almadan bir şeyler yapmamız, her şeyimizi garantiye almamız öğretildi. Hayallerimiz ile ilgili bile ‘’Gerçekçi hayaller kur.’’ dendi. Çünkü istatistiksel olarak daha fazla denerseniz yanılma ihtimaliniz artar. Ne kadar az risk alır ve ne kadar az denerseniz o kadar kaybetmezsiniz. Hiç umutlanmaz ve o merdivenleri çıkmaya çalışmazsanız canınız da hiç acımaz, düşme tehlikeniz de olmaz. Yine de eleştirmiyorum çünkü yaşadığımız çağ, coğrafya ve şartlar fazla riski kaldırmıyor ne yazık ki. Risk aldığında normalde olacağından daha fazla üzülüyor, hayal kırıklığı yaşıyor veya bazen hiçbir şeysiz kalıyorsun. Hayal kuranlar desteklenmiyor, gülünüyor, gerçekçi olmamakla suçlanıyor. Hatta alınan pek çok riskin ismi ”hayal” oluyor. Hayal kelimesi de anlam değiştirip ”yapılması güç, imkansıza yakın” şeyler anlamında kullanılıyor.

Bu nedenle sen önce kendine sormalısın: İlmek ilmek battaniye örecek sabrım var mı? Merdivenin tepesini düşlemek istiyor muyum veya çıkmayı denemeyip canımın acımasından korkarak yenilik ve heyecanı olmayan düz yoldan mı yürüyeceğim? Aldığım risklerin sonuçlarına ne kadar hazırım? Yeniden başlamaya gücüm var mı, olacak mı?

Hayal kurma demiyorum, hobi olarak yine kur, yenilgiden ve kaybetmekten korkma. Ama çıkarken yanına fazladan halat ve birkaç minder de al. Şunu da aklından çıkarma ki; risk almayıp kaybetmeyenler, kaybedenlerden daha mutlu hayatlar yaşamıyor.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s