Çocukluk Hayalin Neydi?

Önceki yazımda yoğunluk, koşuşturmaca, gelecek kaygısı yani kısacası büyümenin, insanların hayallerini daralttığını düşündüğümden bahsetmiştim. Bunun sebebi tüm bunlara maruz kalırken daha gerçekçi olmak zorunda kalmamızdan kaynaklı olabilir. Mesela çocukken astronot, bilim insanı, rock yıldızı, balerin, futbolcu olmak isteyen ve tatillerinde Madagaskar Adası’na gitmeyi hayal eden bir insanın hayalleri nasıl olur da akşam ayak uzatılacak yarım saate, hafta sonu tatillerinde gidilen kahvaltılara, ‘’kiramı ödesem kredileri bitirsem’’lere dönüştü? Hayattan beklentisi “yuvarlanıp gitmek”ten hallice olan yüzlerce, binlerce, milyonlarca kişi var, her gün oradan oraya koşturan, belki bir anlamda savrulan. Hatta kim bilir, belki de şu anda bunu okurken belki siz de kendinizi “hedefsizler” kategorisinde bulabilirsiniz.

çocuk2

Bize küçükken sıklıkla sorulan şeylerden biriydi büyüyünce ne olacağımız. (Konuyla alakalı Büyüyünce ne olacaksın? ve Kim olacaksın? adlı isyan yazılarım için de tıktık.) Siz ne cevap veriyordunuz bu soruya? Şimdi bazı çocuklar kek kamyonu şoförü, bazıları doktor, süper kahraman, bilim insanı, kelebek bilimci, hacker, mumya araştırmacısı, dağcı, dünya starı filan olmak istiyor. Çocuklara göre hayal kurmanın ve isteklerin sınırı yok. Çünkü gerçeklerden haberleri yok. Hayal kurmalarına engel olan bir şey yok, sınırları yok. Bunu yapmaya param yeter mi, kaç sene okurum, başıma neler gelir, ne kadar kazanırım, ben okulu bitirene kadar dolar kaç olur, ülkemde uzay teknolojisi var mı? gibi soruların cevapları umurlarında değil.

wecec

Bu hayallerin dile geldiği ilk 5 yaşı geçtikten sonra gerçekten yeteneklerinizin ortaya çıkmasıyla ne hayaller kuruyordunuz peki? Doğru meslek seçimini küçük yaşlarda yapabilmek için insanın kendini tanıması, yeteneklerini ve uğraşmaktan keyif aldığı aktiviteleri keşfetmesi önemli. Tabii çocuğun bu kişisel keşfi kendi kendine yapması çok zor. Mesleklerin tanıtılması da çocukların hangi mesleği yapabileceğini görmesi için gerekli. Ancak birçoğumuz dönüp baktığımızda çocukluktan ergenlik çağımıza kadar ‘’Yapma, etme, elleme, dokunma, icat çıkarma, dağıtma, bilgisayarla oynama.” gibi emir kipleriyle karşı karşıya kaldığımızı hatırlayabiliriz. İşte 5 yaşındayken kıs kıs gülünen süper kahramanlık hayalleriniz ‘’salakça’’ bir fikre dönüştü bile çoktan. Sonrasında 2 haneli yaşlarda gelinen radikal hayal dönemi var. Yani çocukların çevrelerinden gördüğü, ailelerinden tavsiye aldığı, havalı bulduğu klasik meslekler: Doktor, avukat, mühendis, dişçi, veteriner, eczacı, psikolog… Sonra lise sınavına, üniversite sınavı stresine maruz kalmış tüyü bitmemiş ergen halimiz kimin ne kadar para kazandığını, kimin ne derece garantide çalıştığını düşünerek kendine yeni bir ‘’hayal’’ belirliyor. Bu sizce hayal midir? Hayal, bu kelimeyi düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk şey değil de uğruna çaba göstererek elde etmeye karar verdiğimiz nispeten zor görevlerden oluşuyor. İşte tam da bu yüzden dünyadan 8000 profesyonelin katıldığı Linkedin araştırmasına göre, katılımcıların sadece %9’u çocukluk hayallerindeki mesleği icra ediyor.

ecewcec

Peki hayallerimizin küçülmesinin sebebi gerçekçi olmamız mı yoksa işimize bu kadarının gelmesi mi acaba? Yani risk almak istemediğimiz ve konfor alanından çıkmak istemediğimiz hayatlarımızı yaşarken içinde bulunduğumuz sisteme şikayet etmek ve gerçekçi oluyorum demek sizce ne kadar doğru oluyor bu durumda? Hayattaki güzellikler çoğu zaman risk almadan durduk yere çıkmıyor karşımıza. Bazen herkes Mersin’e giderken sizin tersine gitmeniz gerekir. Herkes bildiği yerlerde çıpçıplarken Amerika kıtasını keşfetmeyi başaran Kristof Kolomb’u düşünün, Edison’un ampulü bulmak için yaptığı binlerce başarısız deneyi veya yoksulluğun dibinde kazanılan savaşları…

eece,errev,

Elbette çocuk değiliz, elbette plansız hiçbir hayal gerçekleşmez, elbette hiçbirimiz süper kahraman olamayız. Ama basite indirgeyerek düşününce hayatımızda neler için risk almıyoruz, şikayetçi olduğumuz neler için ne kadar çabalıyoruz ve sonuçlarına katlanmaya ne kadar razıyız? Hayallerimizin gerçek olmamasında bizim suçumuz ve çevresel suçlar yüzde kaç etkili? Aslında düşüncelerimiz başarı odaklıysa eylemlerimiz de başarı odaklı olacaktır. Büyük düşünmek için sizi sınırlayan nedir? Hata yapmak mı? Hangi insan ömrü boyunca hata yapmadan ölmüştür? Hata yapsanız bile en kötü ne olabilir? Siz hangisini seçiyorsunuz? ‘’Biz büyüdük ve kirlendi dünya.’’ demeyi mi; ampulü icat etme yolunda her başarısızlıkta yanan ampule daha çok yaklaştığınızı düşünmeyi mi?

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.