Hayat Bir Hız Treni

Öncelikle ‘’Nerelerdeydim?’’, bununla başlayalım. Burada isyan edip karşı geldiğim, mutlu olmak için mutsuz olan sürülerin birindeydim ben de ya nerede olacaktım? (kısa geçelim hop atladık, i’m back)

Benim için küçüklüğümden beri yıl; bir yılbaşında, bir de doğum günümde başlar. Şansıma doğum günüm yılın yarısını yazın başından böler ve böylece yaza ve kışa ayrı ayrı yeni başlangıçlar yaparım kafamda. Konu buradan açılmışken bu yıl öğrendiğim bir şeyden de bahsedeyim size. Hepimizin unuttuğu bir şeyden: Nefes almak. Sadece büyük şehirde yaşayan insanları kastetmiyorum ama evet oradakiler daha fazla unutuyor. Biz nefes almıyoruz hiç. Ne demek mi istiyorum? Durup düşünmüyoruz demek istiyorum. Sürekli ya geçmişle ya da gelecekle ilgileniyoruz ama bulunduğumuz noktayı ve anı hiç düşünmüyoruz. Mesela meditasyonların giriş konusudur anda kalmak ve nefes almak. Ve meditasyonu da zihnimizi berraklaştırmak, sakinleşmek, daha derin düşünebilmek için yaparız. Ama biz işimiz gücümüz okulumuz, arkadaşlar, buluşmalar, verilen sözler, eğlence, sinir, stres, bitirilecek dizi ve kitaplar derken olabildiğince yaşadığımız anı düşünmekten kaçıyoruz.

tren

Bir hız trenindeyiz ve o kadar hızlıyız ki geçtiğimiz yerleri dahi görmüyoruz. Ama treni durdurmaya ve ne kadar yol aldığımızı görüp, nereye gittiğimizi hatırlayıp dinlenmeye ihtiyacımız var aslında. Kiminle konuşsam tükenmişlik hissinden bahsediyor ki çok haklı çünkü tek yaptığımız her şeyi tüketmek oluyor. Tek yapmamız gereken bazen durup bir ara vermek ve olan bitene uzaktan sakin gözlerle bakmak. Hayatımızı başta bahsettiğim gibi bazı dönemlere bölüp nefes almak, tek şansımız gibi görünüyor. Şimdi diyeceksiniz ki herkesin böyle bir lüksü mü var? Yani neden olamasın? Bu soluklanma, içinde bulunduğunuz duruma göre 1 yıl da olur, 1 ay da olur, 1 hafta da olur, 1 gün de.

3

Bir işte çalışıyorsak mutlu muyuz yoksa öyle sürüp gidiyor mu? Dersleri boşlayıp dizileri izledik de değdi mi acaba? Ya da fazlasıyla işe güce derse kapılıp çevremizi ve mutluluğumuzu ihmal ettik de geçip gitti mi yıllar? Ne yapmak istiyoruz, neyi neden yapıyoruz, neden geçiyor zaman ve ne yaparak geçiyor? Kendin için ne yaptın, ne kazandın, kazandığın para harcadığın zamana değdi mi veya geçirdiğin zaman kaybettiğin zamana? Birçok arkadaşım kendine bunları sorabilmek için mezuniyet yıllarını uzattı, bazıları memleketine kaçıp gitti, bazıları iş bulana kadar dinlenmeye karar verdi. Çok da iyi yaptılar bana sorarsanız çünkü verilen her karar bir hız treninden diğerine atlamaktan farklı değil. Düşenler var, bir yerini incitenler var, yanlış trene atlayanlar var. Gelin inelim trenden, bir soluklanıp su içelim ve doğru treni bulup hayatımıza oradan devam edelim. Ben bu yılın treninden kısa süreliğine iniyorum. Bir süreliğine olduğum değil, olmak istediğim yerdeyim. Siz de sorun kendinize: ‘’Nerelerdesiniz?’’

Reklamlar

5 Comments

  1. Yazdıklarını okuduğumda aklıma gelen ilk eylem `inzivaya çekilmek` oldu. Haklısını biraz nefes almak ve olaylara dışarıdan bakmak lazım. Sevgiler. 🙂

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s