Büyüyünce ne olacaksın, 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Büyüyünce ne olacaksın, 5 yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Bu klişeye maruz kalmayan oldu mu aranızda? “Mülakatlarda en sık sorulan sorular” içeriklerinin baş maddesidir. İş verenler, 5 yıl sonra kendinizi nerede gördüğünüzü bilmek ister. Bu, hayallerimizi ne kadar önemsediğimizi, geleceği ne kadar planladığımızı, nasıl bir vizyona sahip olduğumuzu ve bu doğrultuda şirketlerine ne katabileceğimizi ön görmenin bir yoluymuş. Sizi isteyip istemediklerine böyle karar verecekler. Peki siz vizyonunuzu böyle ölçmeye çalışan bir yerde çalışmayı neden istiyorsunuz? O soru öyle mi sorulur? Dersin ki 5 yıl sonra nerede olmak isterdin, ne yapmak isterdin? Ki onun dışında da bu sorular daha biz küçükken başlar. Büyüyünce ne olacaksın? Bu tabiki çocukların kendilerine hedef koymaları, sevdiği şeylerin arayışı içinde olmaları açısında oldukça önemli bir soru olabilirdi. Ancak çocuklara daha hayal kuracakları, salonu yanardağ yapıp minderlerin üzerinden lavlara basmadan atlamaya çalışacakları, çamurdan pasta yapacakları, astronot, bilim insanı, dansöz, çikolata dağıtma kamyonu olacağım dedikleri yaşlarda gerekli gereksiz her şeyin öğretildiği, yaratıcılıklarının bitirildiği, en çok parayı kazanacakları garanti mesleği yapmaya zorlandıkları bu eğitim sisteminin içinde ne kadar doğru bir soru? Ne olabilir ki? Ya ailesinin istediğini yapacak ya da fenle edebiyattan hangisini yapabilirse ona göre meslek seçecek.

Hayatımızda pek çok şey istediğimiz ve planladığımız gibi gitmiyor. Gerçekten olmak istediğimiz yerle 5 yıl sonrasında kendimizi şu anı referans alarak gördüğümüz yerler muhtemelen birbirinden farklı olacak. Vizyonumuz, şu ana bakarak 5 yıl sonrasında kendimizi gördüğümüz yerle değil, olmayı hayal ettiğimiz yerle ve bu doğrultuda şuan nerede olduğumuzla ölçülüyor olmalı bence. Ayrıca soruyu sorduğun insanın yaşı olmuş en az 22 . Bu kim bilir askere mi gidecek, evlenecek mi, çocuk mu yapacak, nerede yaşayacak, hastalığı mı çıkacak, çocuğu hiperaktif mi olacak, karısı kocası manyak mı çıkacak, ülkede daha neler olacak, yeni Büyükşehir hangisi olacak, sosyal medyada fenomen mi olacak nereden bilsin. İnsan hayatının belli bir döneminde bir şeylerin tam olarak kestirilebilir olmadığını düşünüyorum ben. Yani 20-35 yaş arasında hayatının ve karakterinin tam tersine dönme ihtimali aşırı yüksek. Bu süre içinde ne 20 yaşına geldiğin süre kadar birilerine bağlısın, ne de 35 ten sonrası kadar hayatının büyük adımlarını atmış ve kararlar vermişsin.

Hayat sana bir sürü ikili yollar çıkartacak ve sen her seferinde kim bilir hangisini seçip de kendine nasıl paralel evrenler yaratacaksın. Başına ne belalar açıp ne kadar hasarla kurtulacaksın. Mario oyunu gibi geçen hayatında canlarını nelere harcayacaksın, ne paralar biriktirip kim bilir hastalığa mı harcayacaksın, arabanın patlayan lastiğine mi vereceksin… Hayal kurma demem, hobi olarak yine kur. Hatta ben mesela hayatımın 3’te 1’ini hayal kurarak filan yaşıyor olabilirim. Ama hayalini kurman ve var gücünle çabalaman, her zaman olacağı anlamına gelmiyor. Bazen hayat sana tuz ve limon dahi vermiyor. Dünya üzerindeki 7.4 milyar insanın hatta belki diğer gezegenlerdeki canlıların da davranışlarının yarattığı kat trilyonlarca olasılık var ve senin küçük hayalinin o olasılıklardan biriyle karşılaşmayacağını da nereden çıkardın? İşte bu yüzden hayallerinizi bir B planı da olacak şekilde kurmanızı öneririm. Hayal ettiğiniz şey olmadığında dünyanızın başınıza yıkılmayacağı, hala tutunacak dalınızın veya yaşayacak güzel günlerinizin olduğu, olsun şuyum da var diyebileceğiniz şekilde hayaller kurup kurgulayın hayatınızı.

Ben tam şuandan 5 yıl sonra bugün kendimi evimin terasında, yanında bir şeyler içtiğim portakallı kekimi yiyip denizi izlerken görüyorum. Ne nerede olduğumu, ne kiminle yaşadığımı, ne ne kadar para kazandığımı, ne dünyada neleri değiştirmiş olduğumu ne de yaptığım işi görebiliyorum. Ama şuan mesaimin son saatlerinde dinlenmek için yazdığım bu yazı sırasında kafamı kaldırıp boş duvara baktığımda güzel bir denizin hayalini ve tatlı sıcak rüzgarın dinlendirici sesini hayal edebiliyorum etrafımdan gelen mutlu kahkahalarla. 5 yıl sonrasının hayalini kurduğumda kendimi işte ofiste filan görmüyorum ben açıkçası, siz de görecek kadar delirmeyin. Bari hayalinizde güzel hayatlar yaşayın, mutlu olmanın hayallerini kurun, klişelerin nabzına göre şerbet verin ama sizi para kazanıp mutlu olmak için girdiğiniz işlerde mutsuz işkoliklere dönüştürmelerine izin vermeyin. Hayalleriniz size ve sizin hayatınıza dair olsun. 5 yıl sonra güzel günlerde ve evimin terasında görüşmek dileğiyle…

Reklamlar

4 Comments

  1. Geri bildirim: Çocukluk Hayalin Neydi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s